Kimse kusura bakmasın.
Bu sistemde iyi olmak yetmiyor.
Doğru yerde değilsen, yoksun.
Aynı işi yaparsın.
Hatta daha iyisini yaparsın.
Ama biri “bizden” diye büyütülür,
sen izlersin.
Sonra sana şunu söylerler:
“Daha çok çalış.”
Hayır.
Sorun çalışmak değil.
Sorun, oyunun kuralları.
Bu düzende önce şu sorulur:
“Kimin adamı?”
Cevap yoksa, sen de yoksun.
Buna “network” diyorlar.
Aslında adı daha basit: aidiyet ekonomisi.
Fırsatlar yeteneğe göre değil,
yakınlığa göre dağıtılıyor.
Tarafsız mısın?
Geçmiş olsun.
Sistem tarafsızlığı sevmez.
Çünkü tarafsız insan kontrol edilemez.
Ama işin komik tarafı şu:
Bugün dışlananlar,
yarın sistemi yazanlar oluyor.
Çünkü onların borcu yok.
Sadakati yok.
Korkusu daha az.
Ve en tehlikelisi:
Gerçekten özgürler.
Yorumlar