Eskişehir Kültür Yolu Festivali kapsamında İmren Erşen Oya Müzesi’nde düzenlenen “Yaşayan Miras Söyleşisi: Oya” etkinliğinde, oya sanatının kültürel mirastaki yeri ele alındı.
Türkiye’de 26 kentte düzenlenen Kültür Yolu Festivali kapsamında, Eskişehir’de ilk kez ev sahipliği yapılan etkinlikler devam ediyor.
Bu kapsamda İmren Erşen Oya Müzesi’nde “Yaşayan Miras Söyleşisi: Oya” programı gerçekleştirildi. Türkiye’nin ilk ve tek oya müzesi olma özelliğini taşıyan müzede düzenlenen etkinlikte, somut olmayan kültürel mirasın önemli unsurlarından biri olan oya sanatı tüm yönleriyle ele alındı.
Etkinliğe Ayşe Ünlüce’nin yanı sıra sanatseverler, akademisyenler ve çok sayıda davetli katıldı.
Anadolu’nun en zarif el sanatlarından biri olan oya sanatının kültürel bellekteki yeri, geçmişten günümüze taşıdığı anlamlar ve yaşatılma süreçleri etkinlikte değerlendirildi.
UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras kapsamında koruma altına alınan oya sanatının yalnızca bir süsleme değil, aynı zamanda güçlü bir iletişim dili olduğuna dikkat çekildi.
Söyleşinin moderatörlüğünü Geleneksel Sanatlar Derneği Genel Sekreteri Sona Tomaç üstlendi. Etkinlikte İmren Erşen Oya Müzesi koleksiyonerlerinden İmren Erşen ile Yaşayan Miras ve Kültürel Etkinlikler Genel Müdürlüğü Uzmanı Ahmet Tan konuşmacı olarak yer aldı.
Uzmanlar, oyanın el sanatlarından sözlü kültüre, toplumsal yaşamdan kültürel kimliğe kadar uzanan geniş etkisini katılımcılarla paylaştı.
Etkinlikte konuşan Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, oya sanatının Anadolu’nun kültürel hafızasını taşıdığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Anadolu’nun ince emeğini, sabrını ve kültürel hafızasını taşıyan oyaların hikâyesini dinledik. İmren Erşen Oya Müzemizin Türkiye’nin ilk ve tek oya müzesi olması Eskişehir adına ayrı bir gurur kaynağıdır.”
Etkinlikte, geleneksel el sanatlarının korunması ve gelecek kuşaklara aktarılmasının önemi vurgulanırken, Eskişehir’in kültür ve sanat yaşamına katkı sunan çalışmaların devam edeceği ifade edildi.
Yorumlar