İran’ın yeni dini lideri Mücteba Hamaney, Ali Hamaney’in ölümünün 40. günü dolayısıyla yayımladığı mesajda dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Hamaney, hem bölge ülkelerine hem de İran halkına önemli çağrılar yaparken, “Savaş istemiyoruz ancak meşru haklarımızdan asla vazgeçmeyeceğiz” dedi.
İran dini lideri Mücteba Hamaney, mesajında son dönemde yaşanan gelişmelere değinerek İran’ın bölgesel ve küresel ölçekte güç kazandığını ifade etti. ABD ve İsrail ile yaşanan gerilim sürecine dikkat çeken Hamaney, İran halkının bu süreçten “kesin bir zaferle” çıktığını savundu.
Hamaney, bu yükselişin; “şehitlerin fedakârlıkları, halkın sahadaki varlığı ve ordunun kararlılığı” sayesinde gerçekleştiğini vurguladı.
Mesajında iç kamuoyuna da seslenen Hamaney, son 40 günde meydanlarda görülen kitlesel katılımın sürdürülmesi gerektiğini belirtti.
Müzakere ihtimallerine rağmen sokak hareketliliğinin sona ermemesi gerektiğini ifade eden Hamaney, şu değerlendirmeyi yaptı:
• Askeri çatışmalar durdurulsa bile toplumsal mobilizasyon önemini koruyor
• Halkın sahadaki varlığı, hedeflere ulaşmada kritik rol oynuyor
Hamaney’in açıklamalarında Körfez ülkelerine yönelik mesajlar da öne çıktı. Bölge ülkelerinin “doğru pozisyon alması” gerektiğini belirten Hamaney, dış güçlere karşı net bir duruş çağrısında bulundu.
Açıklamada ayrıca şu ifadeler dikkat çekti:
• İran’a yönelik saldırıların karşılıksız kalmayacağı
• Tüm zararların tazmin edileceği
• Şehitlerin hesabının sorulacağı
Hamaney, küresel enerji dengeleri açısından stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı ile ilgili yeni bir döneme girileceğini duyurdu.
Bu açıklama, bölgesel güvenlik ve enerji politikaları açısından uluslararası kamuoyunda dikkat çekebilecek bir mesaj olarak değerlendiriliyor.
Mesajın en dikkat çekici bölümü ise İran’ın askeri ve diplomatik yaklaşımına dair oldu. Hamaney, net bir şekilde şu ifadeleri kullandı:
• İran savaş başlatan taraf olmadı
• Ancak ülkenin haklarından taviz verilmeyecek
• Direniş ekseni bütüncül şekilde değerlendirilecek
Hamaney, konuşmasının son bölümünde toplumsal birlik ve bilgi güvenliği konularına değindi.
Öne çıkan mesajlar:
• Toplumun tüm kesimleri dayanışma içinde olmalı
• Savaşın etkileri minimize edilmeli
• “Düşman destekli medya”ya karşı dikkatli olunmalı
• Resmi yas süreci bitse de mücadele kararlılığı sürmeli
Yorumlar