8 Mayıs Dünya Talasemi Günü dolayısıyla açıklama yapan İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici, erken teşhis, tarama programları ve genetik danışmanlığın talasemiyle mücadelede büyük önem taşıdığını söyledi.
İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici, 8 Mayıs Dünya Talasemi Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, talasemi ve orak hücre anemisi gibi kalıtsal kan hastalıklarının önemli bir halk sağlığı sorunu olmaya devam ettiğini belirtti.
Türkiye’de beta-talasemi taşıyıcılık oranının yaklaşık yüzde 2,1 seviyesinde olduğunu ifade eden Bildirici, akraba evliliklerinin yaygınlığı nedeniyle genetik geçişli hastalıkların görülme sıklığının arttığını kaydetti.
Talasemi taşıyıcılarının çoğu zaman hastalığı taşıdıklarını bilmediklerine dikkat çeken Bildirici, “Taşıyıcılık durumu genellikle özel kan testleriyle veya hasta bir çocuk dünyaya geldiğinde anlaşılmaktadır” dedi.
Doç. Dr. Bildirici, Sağlık Bakanlığı tarafından uygulanan “Evlilik Öncesi Hemoglobinopati Tarama Programı” kapsamında çiftlere aile hekimleri aracılığıyla danışmanlık hizmeti verildiğini belirterek, yapılan testlerle riskli durumların önceden tespit edilmeye çalışıldığını ifade etti.
Her iki eş adayının da taşıyıcı olması halinde doğacak çocuklarda hastalık riskinin arttığını vurgulayan Bildirici, bu çiftlerin genetik danışmanlık merkezlerine yönlendirildiğini söyledi.
Genetik danışmanlık hizmetlerinin önemine değinen Bildirici, tüp bebek uygulamaları ve preimplantasyon genetik tanı yöntemleri sayesinde sağlıklı çocuk sahibi olmanın mümkün olduğunu kaydetti.
Toplumun bilinçlendirilmesinin büyük önem taşıdığını belirten Doç. Dr. Yaşar Bildirici, “Talasemi önlenebilir bir hastalıktır. Yapılan taramalar, erken teşhis ve bilinçlendirme çalışmaları sayesinde sağlıklı nesiller yetiştirmek mümkündür” ifadelerini kullandı.
Yorumlar