Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, küresel ticaret düzeninin değiştiğine dikkat çekerek kalıcı başarının değişimi öngören ve yön veren ülkeler ile şirketlerin olacağını söyledi.
Ankara Sanayi Odası (ASO), Avrupa Birliği ile Hindistan arasında siyasi mutabakata varılan Serbest Ticaret Anlaşması’nın (STA) Türkiye sanayisine olası etkilerini değerlendiren kapsamlı bir araştırma raporu yayımladı.
“AB-Hindistan Serbest Ticaret Anlaşması: Türkiye Sanayisi İçin Riskler ve Stratejik Fırsatlar” başlıklı raporda küresel ticaret dengelerindeki değişim, sektörel risk alanları ve Ankara sanayisinin yeni dönemde izlemesi gereken stratejiler ele alındı.
ASO Başkanı Seyit Ardıç, küresel ticaret düzeninin köklü bir dönüşüm sürecinden geçtiğini belirterek AB-Hindistan STA’sının bu yeni dönemin en önemli göstergelerinden biri olduğunu söyledi.
Yaklaşık 2 milyar insanı kapsayan bu ekonomik entegrasyonun yalnızca iki ülke arasındaki ticareti artırmakla kalmayacağını ifade eden Ardıç, anlaşmanın Avrupa Birliği’nin tedarik zinciri yapısını ve rekabet dinamiklerini de değiştirebileceğini vurguladı.
Hazırlanan raporun yalnızca bir analiz değil aynı zamanda Türkiye sanayisi için bir yol haritası niteliği taşıdığını belirten Ardıç, “Amacımız sanayicimizi bu yeni dönemin seyircisi değil, aktif oyuncusu haline getirmektir” dedi.
Raporda AB pazarının Türk sanayisi için stratejik önemine de dikkat çekildi. Verilere göre Avrupa Birliği’nin Türkiye’den ithalatı 115 milyar dolar, Hindistan’dan ithalatı ise 81,8 milyar dolar seviyesinde bulunuyor.
Anlaşmanın Türkiye açısından ani bir pazar kaybına yol açmayacağı ancak kademeli bir rekabet baskısı oluşturabileceği ifade edildi.
Raporda özellikle elektrikli makine ve cihazlar sektörü önemli risk alanlarından biri olarak gösterildi. Bu alanda AB’nin Türkiye’den ithalatının 7,1 milyar dolar, Hindistan’dan ithalatının ise 11,6 milyar dolar seviyesinde olduğu belirtildi.
Makine ve mekanik aksamlar ile bazı otomotiv parçalarının da rekabet baskısının artabileceği sektörler arasında yer aldığı kaydedildi.
Raporda yeni dönemde rekabetin sadece fiyat üzerinden değerlendirilemeyeceği, teknik standartlara uyum, sertifikasyon süreçleri, tedarik zinciri şeffaflığı ve teslim süresi gibi unsurların da belirleyici hale geldiği vurgulandı.
Türkiye’nin Avrupa Birliği mevzuatına uyum konusundaki deneyimi, coğrafi yakınlığı ve 48-72 saat içinde teslimat yapabilme kabiliyeti önemli avantajlar arasında gösterildi.
Raporda ayrıca Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) kapsamında Türkiye’nin özellikle demir-çelik sektöründe önemli bir avantaj yakalayabileceği ifade edildi.
ASO Başkanı Seyit Ardıç, “Yeşil dönüşüm artık yalnızca çevresel bir tercih değil, ekonomik ve ticari bir zorunluluktur. Rekabet gücümüzü korumanın yolu katma değerli ve düşük karbonlu üretimi hızlandırmaktan geçiyor” dedi.
Raporda Hindistan’ın yalnızca bir rakip değil aynı zamanda önemli bir fırsat pazarı olduğuna da dikkat çekildi.
Hindistan’ın 1,4 trilyon dolarlık altyapı yatırım programı ve 500 GW yenilenebilir enerji hedefi kapsamında Türkiye için yeni iş birliği alanlarının ortaya çıkabileceği belirtildi.
ASO tarafından hazırlanan raporda ayrıca sanayinin dönüşüm sürecine yönelik 6 başlıkta stratejik yol haritası da yer aldı.
Ardıç, “Yeni dönemde değişime ayak uydurmak bir gerekliliktir; ancak kalıcı başarı değişimi öngören ve yön verenlerin olacaktır” ifadelerini kullandı.
Yorumlar